Home >> Haberler >> Avrupa >> Thyssenkrupp İşçilerin Paralarını Patronlara Dağıtıyor

Thyssenkrupp İşçilerin Paralarını Patronlara Dağıtıyor

Son yıllarda oldukça yaygın bir şekilde basına mali sıkıntılarından dolayı konu olan Thyssenkrupp Stiel Europa (TKSE), şimdi de patronlarına hibe edeceği 1 Milyon Euro ile gündemde. Aralık ayının ilk haftasında basına düşen bu haber işçileri haklı olarak huzursuz ediyor. Ekonomik olarak zarar yaptığından dolayı bazı bölüleri satan ve bazı bölümleri de kapatma kararı alındığı için binlerce işçinin işten çıkartılacağının kararlaştırıldığı bir süreçte, yönetim kurulu üyelerine verilecek ek ödenek, işçilerin alınterinin peşkeş çekilmesinden başka bir şey değildir.

1 Milyon Kime Dağılacak?

TKSE denetim kurulunun (Aufsichtsrat) yaptığı açıklamaya göre yönetim kurulu başkanı Martina Merz’e 500 bin Euro, maliye sorumlusu Klaus Keyberg’e 200 bin Euro, aynı şekilde işçi  sorumlusu Oliver Burkhard’ 195 bin Euro ödenecek. İsmi geçen yönetim kurulu üyelerinin yıllık geliri ise Martina Merz yılda 4,3 milyon, Klaus Keyberg yılda 2,59 milyon, Oliver Burkhard ise yılda 1,95 milyon Euro.

Denetim kurulunun oy birliğiyle aldığı bu karar işçiler içerisinde yoğun bir tartışmaya neden olmaktadır. Çünkü denetim kurulunda sendikanın temsilcisi olarak, işçi temsilciliği başkanı Nazikkol’da yer almaktadır. IG-Metal’in ezici çoğunluğunu oluşturduğu sendika temsilciliği (Betriebsrat)’ın denetim kurulunda bu karara onay vermesi, TKSE’de çalışan işçilere ihanettir.

11 Bin İşçiyi Çıkarma Planı

Daha önce TKSE İngiltere merkezli, Hindistan ortaklı TATA STEEL ile birleşme planları yapmaktaydı. Bunun pratik geçmek üzere olan bir dönemde, yeniden işler bozulmuş ve ortaklıktan vaz geçilmişti. Zaten kendisi de borç batağında olan ve yönetim krizi yaşayan TATA STEEL ile birleşmesi, işçi ve emekçilere yeni saldırı paketleri olarak dönecekti. Çünkü TATA STEEL Avrupa’nın bir çok demir çelik şirketini satın almış ve kısa sürede içini boşaltarak, batırmış ve bunun sonucunda binlerce işçi işsiz kalmıştır.

TATA STEEL ile ortaklığı olmayınca yeniden kendi içine dönen TKSE, kendi mali krizinin faturasının işçilere çıkartılması planı olan AGENDA 2030 programı kararı aldı. Buna göre, işçilerin iki yıl önceki toplu sözleşmede kazandıkları hakları, 2020’de işçi başına bin Euro verilmesi durduruldu ve  onun yerine 5 gün fazladan izin verildi. Bu izinlerinde sadece Korona pandemisinin başlangıcı olan Nisan aylarında alınması dayatıldı. Çalışma süresinde değişikliğe gidilerek, çalışa saatleri yükseltildi. Aynı paketteki en acı reçete ise bazı bölümlerin kapatılması kararı oldu. Buna göre ilk başlarda toplamda 3 bin işçinin çıkartılacağı açıklandı.

Korona pandemisinin yükseldiği dönem olan Mayıs ayında denetim kurulunun çıkardığı yeni paketle beraber işten çıkartılacakların sayısı 6 bine yükseltildi. Ayrıca erken emeklilik için sosyal plan yapılarak, daha fazla işçinin işten çıkartılması planlandı. Ekim ayında tekrar tartışmalar sürdü ve yeniden yapılan planlamayla bu sayı 11 bine çıkartıldı. Kısacası, açık arttırmada olduğu gibi, sürekli işten çıkartılacakların sayısı yükseltildi.

Tamda basında işten çıkartılacakların sayısı her gün yükseltilirken, diğer taraftan yönetim kurulundaki yöneticilere 1 milyon ödenek ödenmesi işçiler arasında yoğun tartışmalara neden oldu. Bir çok bölümde işçiler yönetim kuruluna peşkeş çekilen ödeneklerin kendi alın terleri olduğunu, bir taraftan zarar ettiklerini açıklarken, diğer taraftan emeklerinin çarçur edilmesine isyan etmektedirler. Esasta da denetim kurulundaki sözde işçileri temsil eden IG-Metal temsilcilerine isyan etmektedirler.

Ortak Mücadele İle Kazanılacaktır

TKSE’deki gelişme tek başına, kendisine özgün bir durum değildir ve bünyesinde çalışan binlerce taşeron ve kiralık işçileri de etkileyecektir. Dünya çapında 100 bin işçiye sahip olan TKSE, Duisburg’un en önemli iş alanıdır. Yaklaşık 13 bin kendi işçisi ve bir o kadar da taşeron ve kiralık işçi çalışmaktadır. İşten çıkartılacak 11 bin işçinin, yüzde 10’nun demir çelik üretim alanlarında olması, işçiler içerisinde geleceksizlik korkusu yaratmaktadır.

Bünyesinde istihdam ettiği 13 bin civarındaki kiralık ve taşeron işçiyi de yoğun endişelendiren bu durum, ancak ortak mücadele ile aşılacaktır. TKSE 1980’lerden sonra kendi işlerinin bir çoğunu alt şirketlere, yani taşeronlara vermiştir. Bu işleri alan taşeronlar da kendi aralarındaki rekabetten dolayı, sürekli ücretler aşağıya çekilmiş ve bunda da TKSE karlı çıkmıştır. Bugünkü bu tartışmalarda en çok bu işçiler, yani taşeron işçiler etkilenmekte ve etkileneceklerdir.

İşçileri haklı kaygısını örgütlülüğe dönüştürmek ve bir mücadele potasında birleştirmek en önemli görevdir. Özellikle de sınıf bilinçli yerli ve göçmen işçilerin bir araya gelerek, gerek işverenin yaptırımlarına ve gerekse de TKSE işçi temsilciliği ve IG-Metal üzerinden baskı oluşturmak için daha çok çaba harcamak ve TKSE içinde çalışan tüm işçileri bir araya getirip örgütlemek için yoğun bir mesai bizi bekliyor.

Unutmayalım ki “Mücade eden belki kaybedebilir, fakat mücadele etmeyen başka kaybetmiştir” Bertohlt Brecht.

 

TKSE’den bir işçi

The post Thyssenkrupp İşçilerin Paralarını Patronlara Dağıtıyor first appeared on ATİK Online.
Kaynak: Avrupa