Home >> Haberler >> Avrupa >> İsviçre’de ATİK’e Bağlı Kurumlardan Kampanya: „YALNIZ DEĞİLSİN!- Örgütlen, Örgütle“

İsviçre’de ATİK’e Bağlı Kurumlardan Kampanya: „YALNIZ DEĞİLSİN!- Örgütlen, Örgütle“

İSVİÇRE|26.09.2023| ATİK’e bağlı İsviçre’de çalışmalarını sürdüren kurumlardan ortak kampanya çağrısı yapıldı. ATİK İsviçre Komitesi, Yeni Kadın Ülke Faaliyet Komitesi, KulturFabrik Yönetim Kurulu ve YDG’den temsilciler ile kurulan Kampanya koordinasyonu „Yalnız Değilsin – Örgütlen Örgütle“ şiarı ile bir kampanya başlattıklarını duyurdurlar. Ekim – Şubat ayları arasında yürütülecek kampanyada çeşitli eylem ve etkinliklerin gerçekleştirileceği bildirildi.

Kurumlardan ortak kaleme alınan bildiride şu ifadeler yer aldı:

„YALNIZ DEĞİLSİN!- Örgütlen, Örgütle !

Herkes kendi yaşamından görüyor, her geçen gün, dünden daha beter. Kapitalist-Emperyalist sistemin dünya-insan-doğa sömürüsü her gün daha da artarak devam ediyor.  Ekonomik, sosyal, kültürel ve insani değerlerimiz, yaşadığımız gezegen, sermayenin kıskacı altında kar uğruna büyük bir yıkıma uğratılıyor. Çıkmaza girdikleri her durumda kendi yarattıkları krizlerle insanlığı daha da yoksullaştırıyor, köleler ve efendiler dünyasını yaratıyorlar. Emperyalistlerin pazarları paylaşma adına sürdürdükleri savaşlardan biri, şimdilik sadece 900 km uzağımızda.

Son yüz yılımız ardı ardına gelen ve bir türlü bitmek bilmeyen, ekonomik krizler ve savaşlar tarihidir. Bu krizlerin faturasını bize ödetmeye çalışan kapitalizm, savaşlarda canımızı, iş yerlerinde emeğimizi çalıyor.

Dünya çapında 108 Milyon insanın savaşlar, insan hakları ihlali, otoriter baskı ve birçok sebeple göç yollarında soluğu tükenmekte. Tanımadıkları belirsiz bir coğrafyaya giderken yanlarına sadece anılarını alabiliyorlar. Geldikleri mülteci kamplarında taciz, barınma, hak ihlalleri ve bilinmedik bir beklenti ile saati 1 Frank’a çalıştırılıyor, emeği sömürülüyor.

Uzaktan bakınca kartpostal güzelliğinde, ineklerin bile mutlu yaşadığı, gerçekte ise kadınların Avrupa’da en son seçme hakkı kazandığı, geçmişte çocukların yıllarca sistematik olarak pazarlarda satıldığı, her yıl milyonlarca Frank değerinde silah ihracatı yapan, yüksek bir intihar oranına sahip olan ülke: İsviçre

Kapitalizmin bireyci toplum anlayışının en gelişkin olduğu sistemde yaşıyoruz. Göçmenlerin sosyal ve kültürel alanları her geçen gün daraltılırken, entegrasyon söylemi altında asimilasyon dayatılıyor. Irkçı yasalar ile sürekli beslenen bu politikalar, göçmenleri yalnızlaştırarak, bireysel ve marjinal bir hayata mahkûm ediyor. Kendi yaptıkları korku ve sindirme yasalarına her gün bir yenisini ekliyor.

Yüksek refah düzeyine sahip olmakla övünen İsviçre’de mültecilerin pek çoğu yeraltı kamplarında yetersiz beslenme ve en temel sağlık hizmetlerinden faydalanmadan, izole bir şekilde yaşıyorlar. Aynı zamanda saatine cüzi bir miktar ödenen işlerde çalışmaya zorlanarak, kendilerini değersiz hissetmeleri amaçlanıyor.

Yüksek kiralar ve barınma sorunu İsviçre’nin temel sorunlarından biri. Bir de göçmenseniz eğer, uygun bir ev bulmak daha da zor. Evler boş olduğu halde kiraların yüksek tutulmasının sebebi, piyasayı düşürmek istemeyen, kiralık evlerin yüzde 56’sını eline tutan büyük sigorta şirketleri ve bankalardır.

Yine bu şirketlerdir ki, bizden alınan vergilerle kurtarılmaya çalışılıyor. 2024 yılından itibaren bu şirketlere aktarılmak üzere, KDV oranı yüzde 7.7’den 8.1’e çıkarılıyor. Aynı zamanda Kadınların emeklilik yaşı 64’den 65’e yükseltildi.

Önümüzdeki aylarda yaklaşan genel seçimler dolayısıyla, SVP gibi ırkçı-faşist partiler, göçmen karşıtı söylemleri ile toplumu manipüle etmeye devam edecekler.

Bugünün dünyasında doğa, insan hakları, demokrasi, ırkçılık kavramları giderek daha fazla önem kazanıyor. Sürdürülebilir adil bir dünyanın savunulması için birlikte güçlenmeliyiz.

Bizler, doğanın zenginliğine, insan haklarına, demokrasinin temel değerlerine sahip çıkma, ırkçılığa, cinsiyet ayrımına karşı mücadele etme amacıyla hareket ediyoruz. İş, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde, konut sorunu ve insani temelde barınma hakkı gibi sorunlarda eşitlik ve adalet istiyoruz. Bu amaçla çalışmalarımızı farkındalıklar yaparak büyütmeyi amaçlıyoruz.

Sistem karşısında bireysel yok oluşa uğramamak için dayanışmayı güçlendirmeli ve örgütlü olmalıyız!

Bu mücadelede hiçbirimiz yalnız değiliz, insanın insanca yaşadığı bir dünyaya ulaşmak için sende

Örgütlen – Örgütle!

ATİK İsviçre Komitesi
Yeni Kadın İsviçre

KulturFabrik Zürih
YDG“


Kaynak: Avrupa